Yaratıcı Yazı Seti

Kafekitap fiyatı:
99,00 TL
Piyasa Fiyatı:
200,00 TL

10 Kitap 99 TL (kargo dahil)
Sitemizden alışveriş yaptıktan sonra lütfenhavale/eft dekontunuzu iletisim@kafekultur.comadresine iletiniz.

Yaratıcı Yazı Seti hakkında

 
Nasıl Yazıyorlar?
Nasıl Yazıyorlar?
Yazarların en önemli ve hassas noktaları yazı odaları... Buralara girmek herkesin harcı değil. Bu odalar korundukça ve kollandıkça, yazarlar büyürler. Bu odalar son yıllarda şeffaflaşıyor yazarların iradesi dışında. Yazmanın bir okulu yoksa ve yazı sanatının damarlarından hala kan akıyorsa ustadan çırağa gerçekleşen bu miras yazı sanatının bütün özel niteliklerinin devamı anlamına geliyor.
40 çağdaş yazar kendi odalarını bütün okurlara ve yazarlara açtı NASIL YAZIYORLAR ile. Türk sanatının ve Türkiye'nin ilk yazı sanatı ve kültürü dizisi YAZIYOR bu kitapla çok önemli bir misyonu yerine getiriyor. 
 
Şairin Ölümü Hayatıdır
Şairin Ölümü Hayatıdır
O bir filozof; bilinen en çağdaş ve modern sufi; kültürler, inançlar ve diller arası büyük bir bilge ve aynı zamanda büyük bir şair. Halil Cibran eserlerinde esasen büyük bir şairin izleri çok derin bir iz olarak görülür. Her bir cümlesi birer bilgelik sözü olan Cibran’ın her sözü de bir şiir dizesidir adeta.  O “şairdir ki insanlar bu hayatta onu görmezden gelir ve sadece dünyevi hayata veda edip cennetteki çardağına geri döndüğünde ancak kabul eder.” O “şairdir ki insanlıktan bir gülümseme dışında başka bir şey talep etmez.” O “şairdir ki ruhu yükselirken güzel sözlerle semaları doldurur.”
***
“Kabul et beni ey sevgi ve merhamet dolu Ölüm; anne öpücüğü tatmayan, kardeş yanağı dokunmayan, bir annenin öpücüğünü tatmayan dudaklarıma dudaklarınla dokun. Gel ey sevgili Ölüm, gel ve al beni.”
 
Don Quijote ve Roman Sanatı
Don Quijote ve Roman Sanatı
Gerçekten de edebiyat tarihinde ilk kez, bir kahraman, hayal ürünü maceralar yaşarken, bunların yazıldığını bilmektedir. Don Quijote’nin, okunduğunu bildiği bu yeni okuma düzeyi, daha sonraki olayların belirlenmesi için çok önemlidir. Don Quijote önceki kahramanlığa dayanmayı bırakarak kendi destanına dayanmaya başlar ve işte Cervantes de tam bu sırada keşfeder modern romanı. Okuyucu Don Quijote, okunduğunu bilir. Ve o gene bilmektedir ki Don Quijote’nin kaderi Don Quijote romanından ayrılmaz olmuştur. Akhilleus’un, İlyada’yla ilgili olarak hiç bilmediği bir şeydir bu. Okumadan kaynaklanan antik kahramanla bütünleşmesi yok olmuştur. CARLOS FUENTES
Arif Dino bir gün tutturdu, çağımızın romancıları tek tipten korkuyor, dedi. Örneğin bunların içinden Don Quijote gibi bir tipi yazmaya yüreklilik gösterecek bir kimse çıkmaz. Ona göre dünya romanı, Don Quijote gibi tek tipin romanıydı. YAŞAR KEMAL
 
Yeni Roman
Yeni Roman
Yeni Roman, romancı ve sinemacı Alain Robbe-Grillet'nin ilk kez 1963'te yayımlanan ve 1956-1963 yılları arasında yazdığı edebiyat incelemelerinden oluşuyor. Robbe-Grillet bu kitaptaki denemeleriyle Balzac türü romana karşı çıkarken ortaya manifesto değerinde bir eser koyuyor ve 1950'li yılların başlarında sökün etmeye başlayan Yeni Roman'ın da savunuculuğunu üstleniyor.
Bu akımın teorisyenlerinden Jean Ricardou Yeni Roman'ı en iyi şu sözlerle açıklıyordu: "Roman artık bir serüvenin yazısı değil bir yazının serüvenidir."
Kafka, Virginia Woolf gibi yabancı yazarlardan daha çok etkilenen, Balzac tarzı romanı reddeden yeni romancıların çoğunluğu A. Robbe-Grillet, C. Simon, C. Mauriac, J. Lindon, R. Pinget, S. Beckett, N. Sarraute, C. Ollier gibi Fransız ve Fransızca yazan yazarlardan oluşuyordu. Bu romancılar aynı zamanda Stendhal ve Flaubert etkilerini de reddetmeden Albert Camus'nün Yabancı ve Sartre'ın Bulantı romanlarını baştacı ediyorlardı.
 
Yazmak
Yazmak
Şu cahilce söze bak; akla sığmaz sözler ediyorsun; fazla ileri gidiyorsun; durmadan kendinle oynuyorsun; gerçekten söylediğini herkes yalan sanır,” deyince, şöyle karşılık veririm: “Doğru, ama ben dikkatsizlikten kaynaklanan yanlışlarımı düzeltsem bile alıştıklarımı düzeltemem. Her yerde böyle konuşmuyor muyum? Kendimi olduğum gibi göstermiyor muyum? Yeter artık! İstediğimi yaptım: Herkes kitabımda beni, bende kitabımı görüyor.”
***
“Yapıtınızda en güzel bulduğunuz şey nedir? Şu parça mı, yoksa bu mu? Onda en beğendiğiniz yan, yapısındaki güzellik mi, kullandığınız malzeme mi, bir buluş, bir düşünce, bir bilgi mi?” 
***
Gelecek kuşaklar bu kitaplardan yararlanabilir belki, ama ben o zaman talihimden başka neyimle onur duyabilirim? Ünlü kitapların çoğu böyledir.
***
Bir konu duruma göre, bir insanı bilgili, belleği güçlü gösterebilir; ancak onun en değerli yanı, en bireysel kısmı olan zihin gücünü ve güzelliğini anlayabilmek için kendinden olanla olmayanı ayırmak, kendinden olmayan şeyleri de nasıl seçtiğine, düzenlediğine, nasıl süslediğine bakmak gerekir. Öyle değil mi?  Michel de Montaigne
 
Dünyanın En Güzel 100 Şiiri
Dünyanın En Güzel 100 Şiiri
Şiir okumayı neredeyse unutacağız, şiir alıntıları ve özdeyiş yerine kullanılan kupkuru dizeler yüzünden.
Bir şiir okumak, şairini, toprağını ve dolayımını da anlamakla, keşfetmekle mümkündür.
Dünya şiiri diye kestirip atamayız ya da aslında Türk (Türkçe) şiir diye de bir şey gerçekte yoktur. Şiir vardır. Şiir ülkeler diller ve sınırlar üstüdür. Şiir dünyayı hissetmektir. Tamamını. Oradaki kıstırılmış, yalnız insanın kurtuluş arzusunu, tutku yollarını.
Aşk, acı, yalnızlık, kayıplar, ölüm, neşe, sevinç, mutluluk ve hayaller vardır Şiir’de… En çok hayatın özüdür Şiir. Şiirin özü hayattır, zamandır, gelecek ve geçmiştir. Ve Şiir geçmemiştir.
Şiir hâlâ vazgeçmedi İnsan’dan… İnsansa okuma uygarlığında duyularının ulaştığı son Altın Ülke olan şiirden neredeyse vazgeçecek gibi…
Evet bu kitap biraz da Şiir’in son gemisi. Hiç peygamberi, tufanı, kutsal kitabı olmayan, kendi başına bu dünyaya şairler aracılığıyla gelip konan Söz’ün gemisi.
100 Şair ve onların en güzel 100 şiiriyle insanı uğurluyoruz, ona yeni bir başlangıç atfederek; sözüne geri dönmesi için bu 100 Şair onları bu muhteşem insani şölene çağırıyorlar. Daha fazla geç kalmadan.
Dünyanın bu 100 Şiir’e çok ihtiyacı var.
 
Dünya Edebiyatından En İyi 75 Öykü
Dünya Edebiyatından En İyi  75 Öykü
Dünya Edebiyatı, insanı; bilimden ve siyasetten çok önce keşfetmiştir. Roman türünün kentsoylu kurumuna karşı öykü daha ayrıntıya, haneye, kişiye, ruha odaklar kalemini dünya edebiyatında.Tek başına öyküde yapıt yaşamını kuran yazarlar olabildiği gibi romancılığıyla yarışan öykücülükleri de ünlüdür çok dünya yazarının.
Bu antoloji Edgar Allan Poe'dan Franz Kafka'ya Dostoyevski'den Oscar Wilde'a... Virginia Woolf'tan Guy de Maupassant'a en iyi ve ünlü dünya yazarlarının seçilmiş öykülerinden oluşuyor.
Dünya öykü edebiyatı, antik örnekler ve epik sanat bir yana bırakılırsa çok da yaşlı değildir. Hemen hemen her ülke, dil ve kültürün edebiyatında modern anlamıyla öykü kendini en iyi örneklerle geliştirmiş ve aynı zamanda o dili ve kültürü de olgunlaştırmıştır. Romanlara, filmlere ya da şiirler konu olmuş, ilham vermiş bu yeni geleneğin en iyilerinden 75 örnek, onların devamına açılan bir kapıdır sadece herkes için...
 
100 İcat ve Olayda Dünya Tarihi
Yüz İcat ve Olayda Dünya Tarihi
Dünyamız ve tarihi o denli yaşlandı ki onu artık yazmak ya da anlatmak iyiden iyiye zorlaştı hak verirsiniz.
Bu durum aslında bir tartışmayı da beraberinde getiriyor: Çok belge ve bilgi ile ne kadar şey anlatılabilir geçmişimize dair?
Sanırız bu noktada belirgin ve öne çıkan belge kategorilerine bilgi türlerine ihtiyaç duyuyoruz.
İşte Yüz İcat ve Olayda Dünya Tarihi yeni ve çağdaş tarih okumalarının en anlaşılır ve sağlıklı yüzlerinden birini ortaya koyuyor:
Kategorik olgular ışığında tarihi okumak ve anlamaya çalışmak.
Dünya Savaşları yazarımız Tarihçi ve eğitimci Kubilay Mehmet Gül, bu yeni kitabında tarihi öğrenmek yerine onu bugünden anlama yöntemini okurlara benimsetme amacında. Günümüzde hayatımızı derinden etkilemiş, değiştirmiş ya da etkilemeye ve değiştirmeye devam eden birtakım buluş ve olayların tarih içinde ne denli önemsiz ya da ihmal edilebilir durumlarda ortaya çıktıklarını görüyoruz kitapta. Böylelikle tarihin, yani zamanın insani anlamlar bütününde akış ve birikiminin onlara yükledikleri değerlerin farkına varıyoruz. İşte bu noktada Yüz İcat ve Olayda Dünya Tarihi bizlere tarihin anlam boyutunu yeniden kazandırıyor ve günlük hayata bakışımıza hem anlam katıyor hem de onu derinleştiriyor.
 
Edebiyat Dersleri

Edebiyat Dersleri

Schopenhauer Edebiyat Dersleri’nde hem eski bilinen, hem de daha önce hiç duyulmamış aforizma ve düşüncelerine yer vermiş. En çarpıcı kısımları ise kendi döneminin yazar ve eleştirmenlerine, dili yozlaştırmalarından ötürü yaptığı acımasız eleştiriler.
Schopenhauer'in edebiyat ile ilgili düşünceleri halen hararetle tartışılıyor.
Kant ve Platon'un etkisi altında kalmış olan Schopenhauer, Alman felsefeciler içerisinde dünyanın irrasyonel bir iradeye dayandığını dile getiren ilk kişidir.
Onun edebiyat ve felsefeye olan bakış açısını en iyi şu sözleri özetler: "Yürüyüş için baston neyse kalemin ucu için de düşünce odur. Fakat en rahat yürüyüş bastonsuz olandır ve en mükemmel düşünce şekli de kalemsiz olandır."
Schopenhauer, edebiyata hiçbir felsefecinin olmadığı derecede yakın olmuştur. Edebiyat Dersleri’nde birçok esaslı noktaya acımasızca, sansürsüz dokunmuştur. Bu dokunuşların günümüzde halen geçerli olması, okumayı daha keyifli hale getirmektedir. Bu nedenle günümüz yazarlarının, edebiyatçılarının kendi yollarında ilerlemelerine rağmen zaman zaman durup bu adamın yıllar önce yazdıklarına kulak vermeleri gerekir. Bize yılların ve satırların arasından parmak sallarcasına seslenen bu felsefecinin tespitleri ve bakış açısı, kendi dönemindeki insanların ihtiyaç ve fikirlerinin günümüz insanından farklı olmasına rağmen, halen geçerlidir.
 
Şiir Ajandası 
Şiir Ajandası
Şiir Ajandası 2066 çıktı. Evet, önümüzdeki 50 yıl boyunca dilediğiniz kadar, dilediğiniz yer ve saatte yazabileceğiniz şiirleriniz için hazırlanmış bu zaman barınağı bütün şairleri bekliyor.
Şiir nasıl yazılır, nereye ve neden yazılmaz?
Bu sorular aslında ne kadar önemli?
Şiir, gerçeklere tahammül edemeyen duyguların gerçek sesidir gerçekten de…
“Büyük şiir, düşünceleri doyurmaz, allak bullak eder,” diyor Montaigne.
Balzac, “Aşk, duyguların şiiridir.” diyerek tek bir duygusal deneyimi yüceltirken “Her âşık, şairdir.” diyen Platon’u uzaktan selamlıyor.
Yazdıkça, şiirin ajandası, takvimi ve tarihi gözler önüne serilecek…
Susmuyoruz: Şiir yaz, ey şair! Ancak böyle konuşabilirsin içinde susturamadığın sessizlikle.